20 Nisan 2010 Salı

Julianus Sonrası Roma İmparatorluğu



Jovianus


Valentianus I


Valens


Valentianus II

Gratianus


Thedosius I



Honorius
Arcadius




Julianus 363'ün Haziran ayında öldüğünde, ordusunu Pers sınırında ümitsiz bir şekilde bırakmıştı. Acil olarak yeni bir imparator tahta geçmeliydi ve ileri gelen subaylar bir konsey oluşturdu. Jovianus imparatorluk muhafız alayının tek kıdemli subayıydı ve imparator olarak seçildi.

Jovianus için ana problem Roma ordusunu Pers bölgesinden çıkarmaktı, ve ordunun perişan durumu onu utanç verici bazı kararları imzalamaya zorlamıştı. Bu kararlarla, sadece Tigris’in öbür kıyısındaki Galerius’un 298’te kazandığı zaferle Persler’den alınan 5 eyaleti geri vermekle kalmamış, aynı zamanda Septimius Severus devrinden beri Mezopotamia eyaletindeki Roma savunmasının temel taşları olan Nisibis ve Singara’yı da kaybetmişti. Bu kötü sefer, bu yüzden Roma’nın son 150 yıllık kazancını silmiştir. İmparatorun bazı bilinmeyen nedenlerden dolayı
tahta geçişinden sadece 8 ay sonra 17 Şubat 364 tarihinde öldüğünden, bu utanç veren durumu ortadan kaldıramadan imparatorluğu bir sonraki imparator olan Valentinianus I’e teslim etmiştir.

Jovianus’un ölümünden dokuz gün sonra imparatorluğun yüksek rütbeli subaylarından oluşan seçim kurulunca oybirliği ile Pannonia’lı bir subay olan Valentinianus I seçildi. Kaba ve eğitimsiz olmasına rağmen becerikli bir asker ve dikkatli bir yöneticiydi. İmparator olur olamaz, imparatorluğun tek başına yönetilemeyeceğini düşünerek kardeşi Valens’i Augustus olarak atadı.

Valentinianus, Illyricum’dan batıya (Afrika’da buna dahil) kadar olan bölgeyi, Valens’te tüm doğuyu kontrolü altına aldı. Julianus’un anne tarafından Procopius adında bir akrabası vardı. Bu kişi Julianus devrinden önce askeri kariyerinde fazla bir ilerleme göstermemişti, fakat Julianus onu general yapmıştı. 365 yılında bu kişi Trakya’da bir isyan çıkarttı ve Konstantinopolis’e kadar geldi. Ordusundaki Germen generalleri kendisine ihanet etti ve böylece birliklerini kaybetti. Valens kolayca isyanı bastırdı ve Procopius’u destekleyenlerden ciddi bir intikam aldı. 367 yılında Valentinianus amansız bir hastalığa yakalandı ve insanların onun yerine kimin geçebileceğini tartıştığını öğrenir öğrenmez, 8 yaşındaki oğlu Gratianus’u Augustus ilan etti.


Valens 376 yılında ciddi bir tehlike ile karşı karşıya kaldı. Hunların yaklaşması güney Rusya’daki Sarmat ve Germen boyları arasında panik yaratmış, bu boylar büyük kalabalıklar halinde izinsiz olarak imparatorluk sınırlarına girmişti. İzinsiz giren bu grup suç işlemeye başlamış ve onlara Trakyalı madencilerde katılmıştı. O sırada Antiokheia’da bulunan Valens derhal harekete geçmiş ve Hadrianapolis’de karşılaşmışlardı. Germenler, Constantinopolis’i alamadılar, fakat Valens çok büyük bir bozguna uğradı ve savaş meydanında öldü.


Valens’in Hadrianopolis’te savaş meydanındaki ölümüyle, artık etkili bir İmparatorluk otoritesi kalmamıştı: Gratianus, 19 yaşında tecrübesiz biriydi, Valentinianus II ise henüz 7 yaşına basmıştı. Gratianus, Valentinianus I’in ölümünden sonra idam edilen başarılı general Theodosius’un aynı isimdeki oğlu Theodosius’u göreve çağırdı. İlk iki yıl Theodosius Thessalonika kentini kendine karargah olarak seçmişti, daha sonra Constantinopolis’e hareket etti. 382 yılında Constantinopolis’te Vizigotlarla bir anlaşma imzaladı. Buna göre Vizigotlar artık kendi komutanlarının emri altında imparatorun müttefiki olarak savaşacaklardı. Theodosius aynı zamanda Persler de anlaşma yaptı ve Armenia bölündü.


383 baharında, Theodosius gibi İspanyol aristokrasisinden olan Magnus Maximus, Britanya’da imparator ilan edildi. Gratianus, ordusuyla Galya’yı istila eden Maximus’a karşı harekete geçti. Birlikleri tarafından terk edilince, Maximus’a teslim oldu ve 383 Ağustos’unda idam edildi. Gratianus’un neden kontrolü kaybettiği açık değildir. Bazı antik kaynaklar, yalnız başına askeri destek kaybı olacağını garantilese de, durumun çok geçmeden değişeceği hususunda Gratianus’un ihmalkar davrandığını belirtir.
Bunun üzerine Theodosius batıya hareket etti ve Magnus Maximus’u önce Siscia’da, sonra Poetovio’da (Ptuj) yendi, ve Aquileia’da idam etti.


391’de Theodosius, Konstantinopolis’e döndü. Genç Valentinianus II’yi, magister militum in praesenti olarak batıdaki en yüksek askeri komutan olan Germen general Arbogast’a emanet etti. Arbogast, imparatordan daha fazla güç sahibi olan pek çok Germen komutanı içerisinde en başta olanıydı. Beklendiği gibi Valentinianus bu duruma içerlemekteydi ve 392 Mayıs’ında Valentinianus asılmış olarak bulundu. Arbogast bunun bir intihar olduğunu ileri sürdü, fakat bunun Arbogast’ın işi olduğundan şüphelenildi. Arbogast, cesedi defnedilmesi için Milano’ya gönderdi ve suçsuzluğunu iddia etti. Doğu’dan bu hususta kesin bir yanıt alamadı ve 22 Ağustos 392’de Eugenius adında birini Augustus ilan etti. (Arbogast’ın, alelacele Valentinianus’un yerine birini getirmesiyle yaptığı hata, cinayet için daha güçlü bir delil teşkil etti). Eugenius, orta rütbelerde sivil bir yöneticiydi ve orta derecede bir Hıristiyandı. Arbogast, olasılıkla, Eugenius’un itirazsız dediğini yapacak biri olduğu için seçmişti. Eugenius Theodosius tarafından tanınmaya uğraştı, fakat 393 Bahar’ına yakın bunun olmayacağını anlayınca İtalya’yı işgal etti. Theodosius bunun üzerine harekete geçti ve Eugenius ve Arbogast’ı Frigidus (Vipacco) ırmağı savaşında yendi. İmparatorluğu tekrar birleştiren Theodosius, bunun üzerinden daha beş ay geçmemişti ki Mediolanum’da öldü. İmparatorluğu oğulları Arcadius ve Honorius’a bırakıyordu. On yedi yaşındaki Arcadius zaten Constantinopolis’de kalmıştı, on yaşındaki Honorius da babasıyla İtalya’ya gelmişti. İkisi de sadece birer çocuk değil aynı zamanda güçsüz birer kişilikti. İmparatorluğu asıl yöneten batıda Theodosius’un dostu magister militum Stilicho, doğuda ise Rufinus’tu.

THEDOSIUS DÖNEMİNDE DİN


Gratianus “heretik” toplantıları yasakladı, Augustus’tan beri bütün imparatorların aldığı eski dini pontifex maximus unvanını terk etti ve Roma’daki pagan rahipliğinin ayrıcalıklarını kaldırdı.


Theodosius başlangıçta paganlara karşı biraz ihtiyatlı davranmaktaydı. 381’de “kan sunumu” çeşitli cezalarla yasaklandı, fakat diğer tapınım şekillerine izin verildi. Tapınaklar resmi olarak kapatılmadı, fakat tapınakların yıkılmasına ilişkin dilekçeler yerinde bulundu, ve tapınakları yönelik yerel teşebbüsler cezalandırılmadı. 391’e kadar Paganizm’e ilişkin yeni bir yasaklama çıkarılmadı. Papaz Ambrosia, Theodosius’un yapmış olduğu bir katliam nedeniyle onu dinden aforoz etti. Theodosius imparatorluk elbisesini çıkardı ve zavallı bir tövbekar olarak son birkaç ay için bir kilisede üzüntülerini dile getirdi, daha sonra Ambrose 390 noelinde onu tekrar dine kabul etti. Theodosius, artık tamamen Ambrose’nin esiri olmuştu ve tüm güç paganlığa karşı savaşımaya başladı. 391’de, umumi ve özel bütün kurban kesimleri yasal olarak yasaklandı. Tapınaklar resmi olarak kapatıldı. 392’de, her çeşit dini pagan tapınımı resmen yasaklandı.

2 yorum:

  1. her hafta merakla bekliyorum çok teşekkürler muhteşem şeyler yazmışsınız gene bilgilendim. Umarım Roma yıkıp bırakmazsınız Bizan'ı da isterim (çok arsızım dimi kolay bilgi istiyorum diye düşünmeyin çok hoş ve anlaşılır bir anlatımınız var)

    YanıtlaSil
  2. Sarpedon çok teşekkür ederim. Bizans'ı yazmayı bende çok istiyorum. Tarzımı beğenmenize sevindim zira tezimi savunurken bir jüri üyesi fazla bilimsel bulmuştu bu bana moral oldu sevgiler...

    YanıtlaSil

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails